Türkiye’deki ESG Alanına İlişkin Gelişmeler

1. GİRİŞ

Yüzyıllardır süregelen insan faaliyetlerinin sanayi devrimi sonrası karbon salınımı yüksek üretim modeline yönelmesi ile içinde yaşadığımız dünyanın dengelerinde ciddi bozulmalar meydana gelmiştir. Küresel ısınma, iklim değişikliği, süregelen temel insan hakları ihlalleri gibi olumsuz gelişmeler yaşanabilir dünyanın varlığı için büyük tehlike arz etmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi ancak evrensel bilim ışığında oluşturulmuş uluslararası koordineli ve uyumlu ortak çabalar ile ancak mümkündür. Bu kapsamda, özellikle özel sektör kuruluşlarının faaliyetlerinin etkilerinin ölçümlenmesi ve olumsuz etkilerinin azaltılması dair uluslararası kabul görmüş çevresel, sosyal ve yönetişimsel ölçütler (ESG criteria) üretilmiştir. Başta Avrupa Birliği olmak üzere birtakım uluslararası organizasyonlar, özellikle kreditörler, firmalardan söz konusu ESG standartlarını ne derecede özümsediklerine, faaliyetlerinin ESG standartlarına ne düzeyde uyumlaştırdıklarına, bu ölçütler nezdindeki risklerin ne şekilde yönetildiğine dair raporlar, eylem planları talep etmektedir, şart koşmaktadır.

Çevresel, sosyal ve yönetişimsel ölçütler (ESG) kısaca, sosyal bilince sahip yatırımcılar tarafından potansiyel yatırımları değerlendirmek için kullanılan bir dizi şirket davranışı standardını ifade eder. Çevresel ölçütler, iklim değişikliğini ele alan kurumsal politikalar da dâhil olmak üzere, bir şirketin çevreyi nasıl koruduğunu, faaliyetlerinin çevreye ne şekilde etki ettiğini alır. Sosyal ölçütler, şirketlerin çalışanları, tedarikçileri, müşterileri ve faaliyet gösterdiği toplumlarla ilişkilerini nasıl yönettiğini inceler ve onlarla ilişkisindeki hak ve yükümlülüklerini, nasıl sürdürdüğünü ele alır. Yönetişimsel ölçütler ise, hissedar hakları kapsamında bir şirketin yönetici seçimi ve ücretleri, denetim ve iç kontrol sonuçlarının hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda paydaşlarla şeffaf ve doğru bir şekilde paylaşılmasını sağlamaktadır.

ESG ölçütleri, finans sektöründe yatırım kararları alınırken finanse edilecek firma ya da projenin ESG açılarından etkilerinin dikkate alınması sürecini ifade eder ve sürdürülebilir ekonomik faaliyetlere ve projelere daha uzun vadeli ve uygun koşullu yatırımlar yapılmasını sağlar. Sürdürülebilir finansmana erişim için şirketler ESG ölçütlerine uyumlu faaliyetler, risk haritaları ve eylem planları geliştirmek zorundadırlar. ESG ölçütlerini iş stratejilerine entegre etmek, değişen ekonomik ve sosyal ortamda gelişmek isteyen şirketler için stratejik bir zorunluluk haline gelmektedir.

2. GELİŞMELER

2.1. Paris İklim Anlaşmasına Katılım:

2015 yılında kabul edilen Paris Anlaşması, iklim değişikliğinin azaltılması, uyum ve finansman konularını kapsayan ve somut hedefler belirleyerek bugüne kadar en geniş katılımlı uluslararası anlaşmadır. Paris Anlaşması’nın genel hedefi “küresel ortalama sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 2°C altında tutmak” ve “sıcaklık artışını mümkün olduğunca sanayi öncesi seviyelerin 1.5°C üzerinde sınırlamaktır. Bu hedef herhangi bir ekonomideki bütün bileşenlerce fosil yakıt (petrol, kömür, doğalgaz) kullanımının tedricen azaltılarak, yenilenebilir enerjiye yönelinmesini gerektirmektedir.

Türkiye, Paris Anlaşması’nı, 22 Nisan 2016 tarihinde imzalamış, Anlaşma 7 Ekim 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanarak iç hukuk onay süreci tamamlanmıştır.

Anlaşma gereği, Türkiye UNFCC Sekretaryasına sunduğu ilk Niyet Beyanında (NDC) 2030’a kadar baz senaryoya göre (referans olarak 2012 yılındaki salınım miktarı) sera gazları salınımını 2030 yılına kadar %21 oranında azaltmayı taahhüt etmiştir. Ardından gözden geçirdiği ulusal taahhüdünü, 2030 yılında baz yıla göre %41 oranında azaltmak şeklinde revize etmiştir.

2.1.1. Eşil Mutabakat Eylem Planı

İklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması amacıyla Avrupa Birliği 11 Aralık 2019 tarihinde kapsamlı bir yol haritası ve eylemler bütünü olarak Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı açıklamıştır. AB Yeşil Mutabakat ile 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefini ortaya koymuş ve bu iddialı hedefe ulaşmak için yeni bir büyüme stratejisi benimseyerek tüm politikalarını iklim değişikliği ekseninde şekillendirmektedir. Yeşil Mutabakat sanayiden finansmana, enerjiden ulaştırmaya ve tarıma uzanan bir dizi alanda AB politikalarında kapsamlı değişiklikler öngörmektedir.

16 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/15 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi talimatı gereğince, Türkiye’nin sürdürülebilir, kaynak-etkin ve yeşil ekonomiye geçişine katkı sağlamak ve Avrupa Yeşil Mutabakatı ile öngörülen değişikliklere Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında sağlanan bütünleşmeyi koruyacak ve daha da ileriye taşıyacak şekilde uyum sağlamasını teminen Ticaret Bakanlığı öncülüğünde kamu ve özel sektörün katılımı ile “Yeşil Mutabakat Eylem Planı”nın hazırlanmıştır.1

Eylem Planı aşağıda yer alan 9 ana başlıkta, 32 hedef ve 81 eylem belirlemiştir:

1. Sınırda Karbon Düzenlemeleri, 2. Yeşil ve Döngüsel Bir Ekonomi, 3. Yeşil Finansman, 4. Temiz, Ekonomik ve Güvenli Enerji Arzı, 5. Sürdürülebilir Tarım, 6. Sürdürülebilir Akıllı Ulaşım, 7. İklim Değişikliği ile Mücadele, 8. Diplomasi, 9. Avrupa Yeşil Mutabakatı Bilgilendirme ve Bilinçlendirme Faaliyetleri

Diğer yandan, Eylem Planının Cumhurbaşkanı Genelgesi ile talimatlandırılması, bu doğrultuda kamu ve özel sektör kesimlerinin Eylem Planı hazırlama sürecine dâhil edilmesi, bu konudaki sahiplenmenin ve geniş katılımın yüksek derecede olduğunu göstermektedir. Başta çevre olmak üzere ESG ölçütleri Eylem Planı hedef ve eylemlerinde dikkate alınmıştır.

2.1.2. Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber

BDDK, kredi riskinin yönetimine ilişkin bankalardan beklenen iyi uygulamaları açıklamak üzere, “Kredi Tahsis ve İzleme Süreçlerine İlişkin Rehber” yayımlamıştır.2 Rehber kredinin sağlanması süreci ve akabindeki kullanım, geri ödeme, teminatlar gibi klasik finansman aşamalarının yanı sıra ESG ölçütleri açısından da Bankalara tavsiyelerde bulunmaktadır.

Rehber ESG ölçütleri açısından çevresel olarak sürdürülebilir kredilendirme kavramını çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin finansmanında kullanılan krediler (hisse senedi, menkul kıymet, garanti veya bir risk yönetim aracı da dâhil herhangi bir finansal araç) olarak tanımlamaktadır. Finansal gerekliliklerin yanı sıra, sürdürülebilirlik ve ilgili ESG ölçütleri kapsamında etkilerin de dikkate alındığı bir kredi riski kültürü geliştirmesi gerektiğini belirtmektedir. Rehber, bankalara kredi politikalarını belirlerken sürdürülebilir finansman açısından fiziki ve sosyal çevreye sorumlu kredi ürünleri geliştirmelerini teşvik etmektedir.

Rehber, müşterilerinin ESG ölçütlerine hazırlıkları, kredinin kullanılacağı projenin ESG açısından etkileri, riskleri ve bu riskleri gidermeye yönelik alacakları tedbirlerin araştırılmasını Bankalara görev olarak yüklemektedir.

2.1.3. Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı

BDDK tarafından ‘Sürdürülebilir Bankacılık Stratejik Planı’ kabul edilmiştir.3

Plan, sürdürülebilirlik başlığı altında küresel yatırım stratejilerinde yer alan ESG ölçütlerinin Türk bankacılık sektörü tarafından daha fazla dikkate alınması ve bu sayede yurtdışı yeşil finans piyasalarından daha fazla faydalanılmasını amaçlamaktadır.

Stratejik Plan temel olarak,

  • Paris İklim Anlaşması kapsamında iklimle bağlantılı risk ve fırsatları etkin şekilde yönetebilen ve sürdürülebilir yatırım ve projeler için gerekli finansmanı uygun koşullarda sağlayabilen bir finans sektörünün tesis edilmesine,
  • 2026 yılından önce AB Sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasına Türk bankacılık sektörünün gerekli uyumu sağlamasına,
  • Finansal sistemin giderek daha fazla maruz kalmaya başladığı iklim değişikliğine bağlı fiziksel riskler ile düşük karbon ekonomisine geçişe bağlı geçiş risklerinin ölçülmesi, analiz edilmesi ve yönetilmesine yönelik aksiyonlara

yer vermektedir. Riskler şu şekilde sınıflandırmaktadır:

  • İklim olayları nedeniyle finansal kuruluşların fiziksel varlıklarının zarar görmesi, hizmetlerin ve tedarik zincirinin kesintiye uğraması gibi etkileri olan operasyonel riskler,
  • Finansal kuruluşların müşterilerinin ve yatırımcılarının maruz kaldığı riskler dolayısıyla likidite, kredi, piyasa ve tazminat riski şeklinde ortaya çıkan dolaylı nitelikteki riskler,
  • Zarara uğrayan firma ve hanehalklarının yoğun şekilde finansal kuruluşlardaki tasarruflarına ve sigorta şirketlerine başvurması; kredi borçlularının geri ödeme kabiliyetlerini kaybetmeleri nedeniyle tahsili gecikmiş alacaklardaki artış; teminat değerleri, hisse senedi, borçlanma aracı ve emtia fiyatlarında düşüş şeklinde ortaya çıkan temel riskler

Plan, başta karbon emisyon piyasası olmak üzere ortaya çıkmakta olan yeni pazar, ürün ve araçlar, çevresel ve sosyal duyarlılığa sahip kesimlere yönelik tasarlanacak özel ürünler sayesinde erişilebilecek ilave fon ve likidite imkanları, kamu tarafından sağlanabilecek olası teşvikler ve destekleri de finansal sektör açısından fırsat olarak değerlendirmektedir.

Yine de Türkiye’de sürdürülebilir finansın yeterince gelişmediğini ve gelişimin önünde engel teşkil eden hususların yapısal ve kurumsal olarak iki ana kategoride toplandığını belirtmektedir.

Yapısal nitelikteki sorunlar makroekonomik ortamdaki belirsizlikler, düşük ulusal tasarruf oranı ve bankacılık sektörünün kısa vadeli fonlama yapısı olarak belirlenmiştir. Ekonomik faaliyetlere yönelik bir yeşil sınıflandırmanın (taksonomi) bulunmamasını da kurumsal nitelikteki sorunlar olarak açıklamaktadır.

Sürdürülebilir bankacılık stratejisinin amaç ve hedefleri şunlardır:

Amaç 1 – İklim Değişikliği Sürecinde Karşılaşılan Finansal Risklerin Etkin Şekilde Yönetilmesi
Amaç 2 – Sürdürülebilir Finansmanın Geliştirilmesi
Amaç 3 – Sürdürülebilir Finans Alanında İlgili Taraflarla İşbirliğinin Artırılması

2.1. SPK Tarafından Yayımlanan Kurumsal Yönetim Tebliği

Bu çerçevede, SPK, 2014 yılında Kurumsal Yönetim Tebliğini yayımlamıştır.

Tebliğe göre, kapsam dâhilindeki ortaklıklar, ESG ölçütleri kapsamında aşağıdaki ilkeleri uygulamalıdır:

Genel Kurul: Genel Kurulun toplanması, pay sahiplerinin en geniş kapsamda bilgilendirilmesi, ve şirket faaliyetlerinin Genel Kurul tarafından etkin denetlenmesi ve izlenmesi.

Yönetim Kurulu: Yönetim kurulunun belirlenmesi ve üyelerin seçimine dair gerekçe, bağımsız üye bulundurulması, yönetim kurulunun görev ve sorumluluklarını sağlıklı bir biçimde yerine getirmesini teminen “Denetimden Sorumlu Komite” (bankalar hariç), “Riskin Erken Saptanması Komitesi” (bankalar hariç), “Kurumsal Yönetim Komitesi”, “Aday Gösterme Komitesi, Ücret Komitesi” (bankalar hariç) oluşturulması ve bu komitelerin görevleri ile çalışma esas ve usulleri ile yönetim kurulu üyelerinin mali ve sosyal haklarının belirlenmesi.

ESG ile doğrudan bağlantılı olarak, yıllık faaliyet raporlarında ayrıca, sürdürülebilirlik ilkelerinin uygulanıp uygulanmadığına, uygulanmıyor ise buna ilişkin gerekçeli açıklamaya, bu ilkelere tam olarak uymama dolayısıyla çevresel ve sosyal risk yönetiminde meydana gelen etkilere ilişkin olarak açıklamaya yer verilmesi de kayıt altına alınmaktadır. Ancak, Tebliğ sürdürülebilirlik ilkelerinin uygulanmasının gönüllülük esasına dayalı olduğunu kayıt altına alarak, yukarıda Kurumsal Yönetim İlkelerinden uygulanması zorunlu olanlar haricindeki ilkelerin uygulanmamasına dair herhangi bir yaptırım tedbiri öngörmemiştir. Yine de, ESG ölçütlerini ifade eden sürdürülebilirlik ilkelerin uygulanmasını teşvik etmektedir.

2.2. Borsa İstanbul Kurumsal Yönetim Endeksi

Borsa İstanbul, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Kurumsal Yönetim İlkeleri’ni4 uygulayan şirketlerin dâhil ederek 31.08.2007 tarihinden bu yana BIST Kurumsal Yönetim Endeksi’ni (XKURY) yayımlamaktadır.

İlkeler özetle,

  1. Pay sahipleri kapsamında, pay sahipliği haklarının kullanımının kolaylaştırılmasını, bilgi alma ve inceleme hakkını, genel kurula katılım Hakkını, Oy Hakkını, azlık haklarını, kar payı hakları ile payların devri haklarını,
  2. Kamuyu aydınlatma ve şeffaflık kapsamında, kamuyu aydınlatma esasları ve araçlarını, internet sitesi kurma ve aktif şekilde sitenin kullanılmasını, faaliyet raporunun hazırlanıp duyurulması ve paylaşılmasını,
  3. Menfaat sahipleri (şirketin hedeflerine ulaşmasında veya faaliyetlerinde ilgisi olan çalışanlar, alacaklılar, müşteriler, tedarikçiler, sendikalar, çeşitli sivil toplum kuruluşları gibi kişi, kurum veya çıkar grupları) kapsamında, menfaat sahiplerine ilişkin şirket politikasını, menfaat sahiplerinin şirket yönetimine katılımının desteklenmesini, şirketin insan kaynakları politikasını (özellikle eşit koşullardaki kişilere eşit fırsat sağlanması ilkesi, müşteriler ve tedarikçilerle ilişkileri ile etik kurallar ve sosyal sorumlulukları,
  4. Şirketlerin yönetim kurulları kapsamında, yönetim kurulunun işlevini, yönetim kurulunun faaliyet esaslarını, yönetim kurulunun yapısını, yönetim kurulu toplantılarının şeklini, yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan komitelerin teşkili ve kapsamını, yönetim kurulu üyelerine ve üst düzey yöneticilere sağlanan mali hakları ele almaktadır.

Endekse dâhil şirketler faaliyet raporlarında çalışanların sosyal hakları, mesleki eğitimi ile diğer toplumsal ve çevresel sonuç doğuran şirket faaliyetlerine ilişkin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri hakkında bilgi sunmalıdır. Sosyal konulara karşı duyarlı olmalı; çevreye, tüketiciye, kamu sağlığına ilişkin düzenlemeler ile etik kurallara uymalıdır. İnsan haklarına destek olmalı ve saygı göstermelidir. İrtikâp ve rüşvet de dâhil yolsuzluğun her türlüsüyle mücadele etmelidir.

2.3. Borsa İstanbul – Şirketler İçin Sürdürülebilirlik Rehberi

Borsa İstanbul, şirketlere sürdürülebilirlik konusunda bilgi vermek ve küresel yatırım akımlarından pay alabilmesi için yön göstermek amacıyla tüm paydaşlarının katkılarıyla “Şirketler için Sürdürülebilirlik Rehberi” hazırladı.5 Rehber sürdürülebilirlik faaliyetlerinin şirketler tarafından iş süreçlerine entegre edilmesi ve sonuçlarının raporlanarak başta yatırımcılar olmak üzere tüm paydaşların ve kamuoyunun aydınlatılmasını amaçlamaktadır.

Sürdürülebilirlik konusuna gereken önemi vermeyen şirketler, finansman sağlayan kuruluşlar ve yatırımcılar tarafından daha riskli görülmektedir. Finansman kuruluşları ve yatırımcılar, kredi verdikleri ya da yatırım yaptıkları şirketleri değerlendirirken müşterilerinin ESG ölçütlerini ne derecede içselleştirdiklerini, faaliyetlerinin fiziki ve sosyal çevredeki etkileri ile olumsuz etkilerini gidermede ne derecede aktif olduklarını dikkate almaktadır. Dünyanın en büyük fonlarının ESG konularında bilgi vermeyen, bu konularda duyarlı olmayan ya da gerekli aksiyonları almayan şirketlere yatırım yapmayacaklarını açıklaması ile Rehber daha da anlamlı hale gelmektedir.

Rehber özellikle,

  • Çevresel ve sosyal risklere duyarlı endüstrilerde faaliyet gösteren şirketler,
  • Çevreyi kirleten maddeler üreten endüstrilerde faaliyet gösteren şirketler,
  • Doğal kaynakları yoğun kullanan şirketler ile,
  • Son müşterilerin, tedarikçilerin ve müteahhitlerin sorumlu davranmalarını talep ettiği bir tedarik zincirinin parçası olan şirketleri

yaptıkları raporlamalarda ESG faktörlerine yer vermesi önem taşıdığını vurgulamaktadır.

Rehber, çevresel ve sosyal pencerelerden aşağıdaki ölçütleri sıralar ve bu ölçütlere göre şirketlere sorular sorarak raporlamalarında yardımcı olmaya çalışır:

Çevresel Göstergelere Dair Açıklamalar:

Ç1 Yönetimin iklim yaklaşımı: Ç.1.1 Yönetim kurulu veya üst yönetim iklimle ilgili riskleri değerlendiriyor mu?

Ç2 Çevresel faaliyetler: Ç2.1 Şirketin çevre politikası var mı? Ç2.2 Şirket atık, su, enerji ve/veya geri dönüşüm süreçleri uyguluyor mu? Ç2.3 Şirket enerji yönetimi sistemi kullanıyor mu?

Ç3 Sera gazı emisyonları: Ç3.1 Kapsam 1 toplam gaz miktarı, CO2 eşdeğeri olarak, nedir? Ç3.2 Kapsam 2 toplam gaz miktarı, CO2 eşdeğeri olarak, nedir? Ç3.3 Kapsam 3 toplam gaz miktarı, CO2 eşdeğeri olarak, nedir?

Ç4 Emisyon yoğunluğu: Ç4 Sera gazı emisyonlarının çeşitli büyüklüklere oranı nedir?

Ç5 Enerji kullanımı: Ç5.1 Doğrudan kullanılan toplam enerji miktarı nedir? Ç5.2 Dolaylı kullanılan toplam enerji miktarı nedir?

Ç6 Enerji yoğunluğu: Ç6 Doğrudan enerji kullanımının çeşitli fiziksel büyüklüklere oranları nedir?

Ç7 Enerjide kaynak çeşitliliği: Ç7 Kullanılan enerjinin elde edildiği kaynaklar nelerdir?

Ç8 Su kullanımı: Ç8.1 Toplam su harcaması ne kadardır? Ç8.2 Tekrar kullanılan su miktarı ne kadardır?

Ç9 Geri dönüştürülen girdi oranı: Ç9 Birincil ürün ve hizmetlerin üretiminde girdi olarak kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin yüzdesi nedir?

Ç10 Atık miktarı: Ç10.1 Tehlikeli atık miktarı ne kadardır? Bertaraf yöntemleri nelerdir? Ç10.2 Tehlikeli olmayan atık miktarı ne kadardır? Bertaraf yöntemleri nelerdir? Ç10.3 Geri dönüştürülen tehlikesiz atık miktarı ne kadardır?

Sosyal Göstergelere Dair Açıklamalar

S1 Yönetim kurulu ve çalışan çeşitliliği: S1.1 Çeşitli kırılımlara göre yönetim kurulu üye sayıları ve oranları nedir? S1.2 Çeşitli kırılımlara göre çalışan kategorileri ve oranları nedir?

S2 Yeni işe alınanların oranı: S2 Çeşitli kırılımlara göre yeni işe alınan çalışan sayıları ve oranları nedir?

S3 Çalışan sirkülasyon oranı: S3 İşten ayrılan çalışan sayıları ve sirkülasyon oranları

S4 Doğum izni oranları: S4.1 Cinsiyete göre doğum izninden sonra işe dönme oranı nedir? S4.2 Cinsiyete göre doğum izninden sonra işte kalma oranları nedir?

S5 Sağlık ve güvenlik politikası: S5 Şirketin iş sağlığı ve/veya genel sağlık ve güvenlik politikası var mı?

S6 Kaza/meslek hastalığı oranları: S6.1 Kaza/meslek hastalığı sıklık oranları nedir? S6.2 Kayıp gün oranı (Kaza ağırlık oranı) nedir?

S7 Çalışan başına eğitim saatleri: S7.1 Çalışan başına ayrılan yıllık ortalama eğitim saati ne kadar? S7.2 ÇSY politikaları ve uygulamalarına ilişkin çalışan başına eğitim saati ne kadar?

S8 İnsan hakları: S8.1 Şirketin insan hakları politikası var mı? S8.2 Politika tedarikçileri ve satıcıları da kapsıyor mu?

S9 Çocuk işçiliği ve zorla çalıştırma: S9.1 Şirket politikalarında çocuk işçiliğine ve zorla çalıştırmaya karşı hükümler var mı? S9.2 Tedarikçileri ve satıcıları da kapsıyor mu?

S10 Müşteri memnuniyeti ve gizlilik: S10.1 Şirketin müşteri şikayetlerinin yönetimi ve çözümüne ilişkin politikası var mı? S10.2 Şirketin kişisel verilerin gizliliğine ilişkin politikası var mı?

2.4. Yeşil Borçlanma Aracı, Sürdürülebilir Borçlanma Aracı, Yeşil Kira Sertifikası, Sürdürülebilir Kira Sertifikası Rehberi

Sermaye Piyasası Kurulu 24.02.2022 tarihinde “Yeşil Borçlanma Aracı, Sürdürülebilir Borçlanma Aracı, Yeşil Kira Sertifikası, Sürdürülebilir Kira Sertifikası Rehberi”ni yayımlamıştır. Söz konusu Rehber, Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği (ICMA) tarafından yayımlanan ve zaman zaman güncellenen Yeşil Tahvil İlkeleri’ni esas alarak hazırlanmıştır. Rehber ile, yeşil borçlanma aracı, sürdürülebilir borçlanma aracı ile yeşil kira sertifikası, sürdürülebilir kira sertifikası ihraçlarının uluslararası finansal piyasalardaki en iyi uygulamalar ve standartlarla uyumlu şekilde yürütülmesi, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilecek yeşil projelerin finansmanında, şeffaflık, dürüstlük, tutarlılık ve karşılaştırılabilirliğin artırılması amaçlanmaktadır.

SPK yeşil tahvil ve kira sertifikası ihracının teşvik edilmesi amacıyla, Rehber kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının ihracında sermaye piyasası mevzuatı uyarınca alınacak Kurul ücretlerinde %50 oranında indirime (kira sertifikaları için 24.06.2016 tarih ve 20/710 sayılı Kurul Kararı ile sağlanan indirime ek olarak) gidilmesine karar vermiştir.

Rehber, ihraç edilecek tahvilin kapsamına dair gerekli kapsamlı bilginin ihraç eden tarafından sunulmasını beklemektedir. İhraç edilecek tahvilin, yeşil tahvil ilkeleriyle uyumluluğunun taahhüt edilmesi, raporlanması ve izlenmesi öngörülmektedir.

Yeşil Tahvil İlkelerinin dört bileşeni olan şu unsurlar Rehberde yer almaktadır:

  • İhraçtan Elde Edilen Fonun Kullanımı: Aşağıda sunulan alanlarla sınırlı olmamakla beraber özellikle bu alanlardaki projeler yeşil proje olarak adlandırılmakta ve fonların bu projelerin amacına uygun olarak kullanılmasını düzenlemektedir.
    • Yenilenebilir enerji, Enerji verimliliği, Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü
    • Yaşayan doğal kaynaklar ve arazi kullanımının çevresel sürdürülebilir yönetimi
    • Karasal ve su biyoçeşitliliğinin korunması, Sürdürülebilir su ve atık su yönetimi
    • İklim değişikliğine uyum, Temiz ulaşım, Yeşil binalar.
    • Eko-verimli ve/veya döngüsel ekonomiye uyarlanmış ürünler, üretim teknolojileri
  • Proje Değerlendirme ve Seçme Süreci: Projenin çevresel ve sosyal riskleri ve bu risklerin yönetimine dair belirlenecek yol haritası
  • İhraçtan Elde Edilen Fonun Yönetimi: Fonun yeşil projelerde kullanılmasını izlemek üzere ayrı bir hesapta ya da yeşil projeler için açılmış portföy hesabında tutulması.
  • Raporlama: İlgili fonların tamamın yeşil projelerde kullanımı, projelerin kısa bir tanımı, kullanılan tutar, projelerin tahmin edilen etkilerini ve varsa önemli gelişmeleri içerir rapor.

2.5. Hazine ve Maliye Bakanlığı Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi

Hazine ve Maliye Bakanlığı, sürdürülebilir finansmana erişim için hazırladığı ‘Türkiye Cumhuriyeti Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Belgesi’ni uluslararası kamuoyuna, kreditörlere, yatırımcılara ve paydaşlarına duyurmak üzere Kasım 2021’de yayımlamıştır.

Çerçeve Belgede Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele kapsamındaki uluslararası taahhütleri, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyum, 10. ve 11. ulusal kalkınma planlarındaki çevresel ve sosyal projeler, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği gibi enerji sektörüne yönelik özel vurgu, ormancılık, çölleşme ile mücadele milli programları ile Yeşil Mutabakat Eylem Planı, Türkiye Yeşil Dönüşüm Programı, Türkiye’nin Reform Eylem Planları ile sosyal kalkınma kapsamındaki Türkiye’nin taahhütlerine atıfta bulunulmaktadır.

Türkiye, sürdürülebilirlik taahhütlerini desteklemek ve yeşil, sosyal ve sürdürülebilir Finansman Araçlarını nasıl oluşturmayı amaçladığını ortaya koymak, sürdürülebilir finansman piyasasının hem yurt içinde hem de uluslararası düzeyde gelişimine katkıda bulunmak için söz konusu Çerçeve Dokümanı oluşturmuştur. Çerçeveyi Yeşil, Sosyal veya Sürdürülebilirlik Tahvilleri, Kira Sertifikaları (Sukuklar), Krediler ve diğer borçlanma araçlarının (“Sürdürülebilir Finansman Araçları”) ihracı için temel olarak kullanmayı amaçlamaktadır.

Türkiye bu Çerçeve Doküman ile üç farklı türde finansman aracını kullanmayı planlamaktadır:

  • Net gelirlere eşit bir tutarın münhasıran Uygun Yeşil Proje kategorilerine giren uygun harcamaları (yeniden) finanse etmek için kullanılacağı Yeşil Finansman Araçları
  • Net gelirlere eşit bir tutarın münhasıran Uygun Sosyal Proje kategorilerine giren uygun harcamaları (yeniden) finanse etmek için kullanılacağı Sosyal Finansman Araçları
  • Net gelirlere eşit bir tutarın münhasıran hem Uygun Yeşil hem de Sosyal Proje kategorilerine giren uygun harcamaları (yeniden) finanse etmek için kullanılacağı Sürdürülebilirlik Finansman Araçları

Çerçeve Dokümanın oluşturulmasında, yukarıda sayılan kaynakların yanı sıra,

  • Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği Yeşil Tahvil İlkeler, Sosyal Tahvil İlkeleri ve Sürdürülebilirlik Tahvil Rehberi ile
  • Kredi Piyasası Birliği Yeşil Kredi İlkeleri ve Sosyal Kredi İlkeleri’nden yararlanılmıştır.

Katılımcılığın sağlanması ve doğru projeler/faaliyetlerin belirlenmesi için ilgili bakanlık ve kamu otoritelerinden oluşan Çalışma Grubunun oluşturulacağı da ifade edilmektedir.

Çerçeve Doküman, çevresel risklerin azaltılmasısosyal risklerin azaltılmasına yönelik uygulamaların gerçekleştirileceğini, fonların nasıl yönetileceği bilgisi ile fonların kullanımına dair raporlamanın gerçekleştirileceğini taahhüt etmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı söz konusu Çerçeve Doküman ışığında 2023 yılında yeşil tahvil ihraç etmiştir. Bahse konu tahvil 2,5 milyar ABD Doları tutarında ve 13 Temmuz 2030 vadelidir. Söz konusu yeşil tahvil, Türkiye Hazinesi tarafından uluslararası sermaye piyasalarında ihraç edilen ilk ESG tahvilidir.

3. SONUÇ

Türkiye, Dünya Bankası’nın sınıflandırmasına göre orta-üst gelir seviyesine sahip gelişmekte olan bir ülkedir.6 Yükselen ekonomiler arasında yer alan Türkiye, gelişim sürecinin bir gereği olarak yüksek düzeyde altyapı yatırımlarına ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle bu kadar devasa büyüklükteki yatırımların akıllıca tasarlanması, fiziki ve sosyal çevreye duyarlı şekilde hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir.

Türkiye’de iklim değişikliğinin etkileri, giderek artan sayıda ve yoğunlukta seller, sıcak hava dalgaları, orman yangınları, kuraklık, tarımda rekolte düşüşleri ve büyük ekonomik kayıp olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de de son yıllarda çevre ve sosyal konularda hassasiyet gelişmiş ve kurumsal olarak birtakım adımlar atılmıştır. Türkiye’deki en yoğun çabanın sürdürülebilir finansa erişim hususunda bankacılık ve finans sektöründe olduğu görülmektedir.

Footnotes

1. https://ticaret.gov.tr/data/60f1200013b876eb28421b23/MUTABAKAT%20YE%C5%9E%C4%B0L.pdf Erişim tarihi: 14.07.2023.

2. https://www.bddk.org.tr/KurumHakkinda/EkGetir/18?ekId=123 Erişim tarihi: 14.07.2023.

3. https://www.bddk.org.tr/KurumHakkinda/EkGetir/18?ekId=122 Erişim tarihi: 14.07.2023.

4. https://spk.gov.tr/data/61e87f0b1b41c611a4c53a90/2fb4947cb75a159d431a0ed205cdbc7c.pdf Erişim Tarihi: 11.07.2023.

5. https://www.borsaistanbul.com/files/Surdurulebilirlik_Rehberi_2020.pdf Erişim tarihi: 12.07.2023.

6. https://datahelpdesk.worldbank.org/knowledgebase/articles/906519-world-bank-country-and-lending-groups Erişim tarihi: 10.07.2023.

The content of this article is intended to provide a general guide to the subject matter. Specialist advice should be sought about your specific circumstances.

First published by Mondaq on 09 August 2023.

Sosyal Medyada Paylaş:

Günay & Erdoğan Avukatlık Bürosu ismini veya yahut ekibimizin ismini kullanmak suretiyle farklı telefon numaraları üzerinden insanlara mesajlar gönderildiği, para talep edildiği ve insanların dolandırılmaya çalışıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Büromuzun söz konusu mesajlarda yer alan IFON HB veya bu anlamda başka herhangi bir oluşumla ilgisi bulunmadığı gibi mesaj ve link göndermek suretiyle ödeme talep etmek gibi bir uygulaması bulunmamaktadır. Bu kapsamda, söz konusu mesaj ve aramalara itibar etmemenizi bildirir, tarafımıza ulaştırılan numaralar hakkında yasal yollara başvurduğumuzu ve başvurmaya devam edeceğimizi ilan ederiz.