7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kabul edildi

Yapılan değişikliklerle konkordatoya ilişkin hükümler revize edilmekte, üç yıllık uygulamanın sonucunda tespit edilen bazı sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. 

Bu kapsamda kesin mühletin borçlu, rehinli alacaklılar ve sözleşmeler bakımından sonuçları, konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflasına ilişkin hükümlerde değişiklik yapılmaktadır. Düzenlemelerle, alacaklı ve borçlu menfaat dengesinin azami derecede korunması ilkesi esas alınarak konkordato kurumunun daha işlevsel hale getirilmesi amaçlanmaktadır. 

Öte yandan, iflas tasfiyesinin daha etkin bir şekilde yürütülebilmesine yönelik düzenlemeler de yapılmaktadır. Buna göre iflas tasfiye sürecinde görev alan ve iflas organlarından biri olan iflas idare memurlarının nitelikleri artırılmakta ve bunlara yönelik atama, eğitim ve denetim sistemi getirilmektedir. Ayrıca değişiklikle, iflas aşaması bakımından ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün halinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmelerin bir bütün olarak satılacağı açıkça düzenlenmektedir. İşletmenin devamlılığı ve ekonomiye olan katkısının gözetileceği bu tür satışlarda, hem modern tasfiye hukuku prensiplerine uygunluk hem de belirtilen sosyal ve ekonomik amaç gerçekleştirilmiş olacaktır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesi ile 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 223. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“İflas idare memurları, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan iflas idare memurları listesinden seçilir. Bu şekilde seçilen iflas idare memurlarından birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise hukukçu olması zorunludur. Listeye kayıt için, Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması şarttır. Listede görevlendirilecek memurun bulunmaması halinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir iflas idare memuru, eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada görev alamaz. İflas idare memurlarının nitelikleri, denetimi, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte belirlenir.”

Maddeye eklenen bu fıkrayla iflas idare memurlarının seçimi, nitelikleri, eğitimi ve denetimi ile ilgili düzenleme yapılması öngörülmektedir. Teklifle iflas idare memurlarından birinin yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, birinin ise hukukçu olması öngörülmektedir. Aynı zamanda bu teklifle tasfiye sürecinin hızlandırılması öngörülmektedir. Anılan değişiklikle iflas tasfiye sürecinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülüp tamamlanabilmesi amacıyla iflas idare memurlarının seçimi, nitelikleri, eğitimi ve denetimi ile ilgili düzenleme yapılmıştır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 241 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmeler bir bütün olarak satılır. Satışta işletmenin devamlılığı ve ekonomiye olan katkısı gözetilir. Bu hâlde taşınmazın paraya çevrilmesi hükümleri uygulanır. Bir bütün olarak satış gerçekleşmezse mal ve haklar ayrı ayrı satılır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir.”

Değişiklikle iflas aşaması bakımından, mal ve haklar ile bu mal ve hakları bünyesinde bulunduran işletmelerin bir bütün olarak satılacağı, bu şekilde satış gerçekleşmez ise mal ve hakların ayrı ayrı satışının yapılacağı açıkça hükme bağlanmaktadır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 295. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Şu kadar ki, rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacak ise 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilir. Satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin bedeli kadar ödeme yapılır.”

Değişiklikle rehinli malın konkordato projesine göre işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek muhafazası masraflı olacak ise 2004 sayılı Kanunun 297 ‘inci maddesinin ikinci fıkrasındaki usule göre satışına izin verilebilmesi ve bu satış gelirinden rehinli alacaklıya rehin miktarı kadar ödeme yapılması amaçlanmaktadır. Böylece rehinli malın satışında herhangi bir engelin ortaya çıkması engellenecektir. 

Konkordato sürecinde, borçluya ait rehinli malın konkordato projesi kapsamında işletme tarafından kullanılması öngörülmüyor veya kıymeti düşecek ya da muhafazası masraflı olacaksa satışına izin verilebilmesi, böylece rehinli alacaklının borcunun ödenmesi ve bakiye paranın konkordato havuzuna alınması sağlanmaktadır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 296. maddesinin birinci fıkrasına “arz eden” ibaresinden sonra gelmek üzere “sözleşmelerin devamı esastır. Bu” ibaresi ile fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş, ikinci fıkrasının birinci cümlesine “engelleyen” ibaresinden sonra gelmek üzere “aşırı külfetli” ibaresi eklenmiş ve cümlede yer alan “onayıyla” ibaresi “izniyle” şeklinde değiştirilmiştir.

“Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.”

Konkordatonun başarıya ulaşabilmesi için, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin konkordato sürecinde de devam edeceği, bu kapsamda tarafların edimlerini yerine getireceği açıkça belirtilmekte; borçlu için aşırı külfet getiren sözleşmelerin ise komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle borçlu lehine olarak feshedilebileceği hükme bağlanmaktadır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 297. maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz; taşınmazını, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve takyit edemez. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunu muvafakatini almak zorundadır.”

Düzenlemeyle, borçlunun izinle yapacağı işlemlere “işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden taşınırların” devri de hükme eklenmiştir. Fıkrada belirtilen işlemlerin yapılmasına mahkemece izin verilmeden önce komiserin görüşü ile alacaklılar kurulunun muvafakatinin alınması zorunlu olduğu hükme bağlanmaktadır. Böylece borçlunun verimli çalışabilmesi ve borçlarını ödeyebilmesi amaçlanmaktadır.

Konkordatoda borçlunun, mahkemenin izniyle yapabileceği işlem türleri arasına, işletmenin faaliyetinin devamı için önem arz eden “taşınır malını” devredebilmek de eklenmiş ve mahkeme izniyle yapılabilecek bu tür işlemler için alacaklılar kurulunun muvafakatinin alınmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 308. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“Konkordato süreci iflasla sonuçlandığı takdirde, iflas kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu halde iflas idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.”

308. Madde konkordatonun tasdik edilmemesine ilişkindir. Eklenen fıkra ile Konkordato süreci iflasla sonuçlandığı takdirde, iflas kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verecektir. Bu halde iflas idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılacaktır. Böylece iflas tasfiyesinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yapılabilmesi amaçlanmaktadır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7. maddesi ile 2004 sayılı Kanunun 308/c maddesinin dördüncü̈ fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt halinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206. madde kapsamında rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflasta 248 inci madde kapsamında masa borcu sayılır.”

Yapılan değişikliğe göre, konkordatoda geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş olan borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmayacak ve temerrüdün oluşması durumunda icra takibine konu edilebilecektir. Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda, konkordato şartlarına tabi olmayacak, temerrüt halinde mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilecek ve rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenecek.

Konkordato sürecinde borçlunun kredi bulabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş olan borçların adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmayacağı ve temerrüdün oluşması durumunda icra takibine konu edilebileceği hükme bağlanmakta; bu alacakların rehinli alacaklardan hemen sonra ve diğer bütün alacaklardan önce ödeneceği düzenlenerek kredi vereceklerin hukuki durumları sağlamlaştırılmaktadır.

  • 7327 s. İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile 2004 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“223’üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflas idare memurları listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü̈ dikkate alınmaksızın iflas idare memuru görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen iflas idare memurları, icra mahkemesinin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.”

Anılan değişiklikle, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun iflas idaresi ve iflas dairesinin vazifelerini düzenleyen 223’üncü maddesine eklenen yeni fıkrayla iflas idare memurlarına ilişkin hükümlerde düzenlemeye gidildiğinden maddeyle geçiş hükümleri getirilmektedir. Buna göre, 223’üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca iflas idare memurları listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın memur görevlendirileceği ve bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada memur olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen memurların, icra mahkemesinin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirileceği hüküm altına alınmaktadır.

Sosyal Medyada Paylaş:

Günay & Erdoğan Avukatlık Bürosu ismini veya yahut ekibimizin ismini kullanmak suretiyle farklı telefon numaraları üzerinden insanlara mesajlar gönderildiği, para talep edildiği ve insanların dolandırılmaya çalışıldığını öğrenmiş bulunmaktayız. Büromuzun söz konusu mesajlarda yer alan IFON HB veya bu anlamda başka herhangi bir oluşumla ilgisi bulunmadığı gibi mesaj ve link göndermek suretiyle ödeme talep etmek gibi bir uygulaması bulunmamaktadır. Bu kapsamda, söz konusu mesaj ve aramalara itibar etmemenizi bildirir, tarafımıza ulaştırılan numaralar hakkında yasal yollara başvurduğumuzu ve başvurmaya devam edeceğimizi ilan ederiz.